Daisypath -

21 Ekim 2013 Pazartesi

Kasabanın En Şık Devi

Ben bu kitaba BAA-YIL-DIM. Harika bir hikayesi var. George kasabanın en hırpani devi. Fakat en hırpani olmak istemiyor. Devler için yeni kıyafetler satan bir dükkan görüyor ve kendisine yeni kıyafetler alıyor. Çıkıyor yeni kıyafetleriyle dolaşmaya. Yolda uzun boynu üşüyen zürafaya kravatını, gemisinin yelkeni uçan keçiye gömleğini, evleri yanan fare ve yavrularına ayakkabısının birini, uyku tulumunu suya düşüren tilkiye çorabının birini ve bataklıkta karşıya geçmeye çalışan köpeğe de patika yapması için kemerini veriyor. Rüzgar esiyor, pantolonu belinden düşüyor, üşüyor dev. En iyisi tekrar dükkana gidip yeni kıyafetler alayım diye düşünüyor.



 Fakat dükkanın kapalı olduğunu görüyor. Kendisini çok çaresiz hissediyor. Tam o sırada bir poşetin içinde eski, yamalı geceliğini ve eski sandaletlerini görüyor. Giyiveriyor eski kıyafetlerini ve ne kadar rahat olduğunu anlıyor bu eski kıyafetlerin. Evine gidiyor. Kapının önünde yardım ettiği hayvanları görüyor. Ona kağıttan bir taç yapmışlar ve bir de not yazmışlar teşekkür için.


Şimdiye kadar Defne'ye okuduğum kitaplar arasında ben en çok bunu beğendim. Defne'ye gelince başlangıçta ilgisini çekiyor ama hikaye biraz uzun olduğu için sonlara doğru sıkılıyor. En çok boynu üşüyen zürafayı sevdi. Dev gördüğü her ağlayan hayvana "Derdin ne?" diye sorduğu için devin adını da derdin ne koydu. Eminim ilerleyen zamanlarda, kitaplarla daha haşır neşir olduğunda çok daha fazla sevecek bu kitabı. 

Bu harika kitabı bana öneren Sinem'e de gönülden teşekkürler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder