Daisypath -

21 Kasım 2013 Perşembe

Pırtık Tekir

Bu kitaba Defne henüz çok alışamadı ama ben çok seviyorum :)) Bizim zamanımızda yoktu böyle kitaplar. Bayılarak okuyorum Defne'nin kitaplarını :)) Neyse ben konuya gireyim :)


Pırtık Tekir bir çalgıcı kedisi. Sahibi Hüsnü ile birlikte her gün şarkı söylüyorlar. Dinleyenler de eski ekose şapkaya para atıyor.


Birgün Hüsnü yemeğini yerken Pırtık Tekir gezmeye çıkıyor ve Karpati ile tanışıyor. Uzun bir sohbete dalıyorlar.


Bu sırada Hüsnü'nün para dolu ekose çantasını bir kapkaççı çalıyor. Hüsnü onu yakalayayım derken düşüyor. Bacağı kırılıyor, kafası şişiyor, gözünü bir hastanede açıyor.


Pırtık Tekir, Karpati ile vedalaşıyor fakat Hüsnü'yü bir türlü bulamıyor.


Üzgün bir şekilde Karpati'nin yanına dönüyor. O da onu yaşadığı eve götürüyor. Ev sahipleri Pırtık Tekir'i eve kabul ediyor.


Artık Pırtık Tekir'in evde bir sürü eğlenceli işi var, fakat aklı hep Hüsnü'de.


 Bu arada Hüsnü hastaneden çıkıyor ve eski çaldığı yere gidiyor. Fakat orada artık bir nefesli orkestrası var ve kedisi de yok ortada.


Pırtık Tekir'in 3 tane yavrusu oluyor. En küçüğü aynı babasına benziyor, üstelikte sesi pek cırt :))


2 yavruya ev bulunuyor fakat babaya benzeyen Cimcim Tekir'i korkunç sesinden dolayı kimse istemiyor :)


Pırtık Tekir artık dayanamıyor, Hüsnü'yü aramaya karar veriyor. Bütün kenti dolaşıyor ve buluyor sonunda.

Hüsnü çok mutlu oluyor.


Ama Pırtık Tekir evini özlüyor bu defa, bir de bir sürü eğlenceli işlerini.Sonunda Cimcim Tekir yetişiyor babasının imdadına, ben olayım diyor çalgıcı kedisi.


 Ve Pırtık Tekir'in yerini Cimcim Tekir alıyor :)



2 yorum:

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.